Office, 2022, installation, Sanatorium
Curated by Misal Adnan Yıldız, a bit of unruly complexity, 2022

“Office” (2022) is an installation made of photocopiers, papers, soil, greenhouse light, “office plants” and artificial intelligent imagery, installed in the gallery's office. These micro- habitats created by the unique hybrid plants of culture-nature in the office habitats, the machines and the humans interacting with them bring about specific associations. Printing machines and people, constantly copying traces of information, heat space as they work. While heated space allows specific plants to live, the plants, in turn, constitute the atmosphere of the space. As a plant-based product, paper constantly changes form and exists as one of the basic infrastructural elements of the information flow. The images in the work have been automatically generated by machines working with text inputs. These images contain images that resemble the installation itself. Images showing different variations of the same space point to the very installation, maintaining the idea of a self- reference specific to life. Different office variants manifest similarities between biological replication and the self-replication of cultural spaces as a form. In a world where not only individuals but also symbiotic communities of machines, humans, plants and others reproduce themselves spatially, artworks can exist not only as isolated entities but also in the physical and symbolic atmospheres of the spaces they inhabit.

(...) Bayraktar’s piece considers dump in different levels: offices as generic spaces; copying machines resembling a decaying capitalism; and AI-generated images of plants and photocopies as chronicles of the current reproduction stage. Complexity is thus treated as a social phenomenon related to cybernetics, systems theory, and art history; as copy tracing constellations in need of critical revision. Similarities between biological replication and self-replication of cultural spaces as forms inhabit the intention of the biennial, which seems rather spread, cautious, expectant.

María Inés Plaza Lazo
Notes on Istanbul: Compost as an alibi
Oct 04 2022, Art of the working class




“Ofis” (2022), sergilendiği galerinin ofisinde, fotokopi makinaları, kağıtlar, toprak, sera ışığı, “ofis bitkileri” ve yapay zeka ile oluşturulmuş görüntülerden oluşan bir yerleştirme. Ofis habitatlarının kendine özgü kültür-doğa melezi bitkileri, makinalar ve onlarla etkileşime giren insanların yarattığı bu mikro habitatlar özel birliktelikler meydana getiriyor. Durmadan enformasyon izleri kopyalayan baskı makineleri ve insanlar işlem yaparken mekanları ısıtıyor. Isınan mekanlar spesifik bitkilerin yaşamasına izin verirken, bitkiler de bir yandan mekanların atmosferini biçimlendiriyor. Bitkisel ürünler olarak kağıtlar sürekli form değiştirerek enformasyon akışının temel altyapı öğelerinden birisi olarak varlık buluyorlar. Çalışmada yer alan görüntüler metin girdileriyle çalışan makineler tarafından otomatik olarak üretildi. Bu görüntüler yerleştirmenin bizzat kendisine benzeyen görüntüler içeriyorlar. Aynı mekanın farklı varyasyonlarını gösteren imgeler, içlerinde yer aldıkları yerleştirmenin kendisini işaret ederek canlılığa özgü bir öz-referans fikrini sürdürüyorlar. Farklı ofis varyantları biyolojik kopyalama ile kültürel alanların bir form olarak kendini çoğaltması arasındaki benzerlikleri ortaya çıkarıyor. Sadece bireylerin değil, makine, insan, bitki ve diğerlerinden oluşan simbiyotik toplulukların kendini mekansal olarak çoğalttığı bir dünyada sanat eserleri de yalıtılmış varlıklar olarak değil, yer aldıkları mekanların fiziksel ve sembolik atmosferleriyle var olabiliyorlar.



Misal Adnan Yıldız’ın yaptığı Sanatorium galerisindeki Bir Tutam Zaptedilemez Karmaşıklık sergisinde ‘karmaşık’a da ‘zaptedilemez’e de hakkını veren işi bu doğrultuda; printer, fotokopi makinesi vb. gibi ‘hafiften eski kuşak’ elektronik aletlerle dolu galeri bürosunda, süs bitkileri sadece insan yapısı değil, rasyonel insan meşgalesiyle de tanımlanmış bu mekânı doldurmuş ve daha da dolduracak gibi görünüyorlar. İşyerlerinde, evlerde, bürolarda kimi zaman dikkat etmeden yanından geçip gittiğimiz devetabanları, eğrelti otları vb. bu terkedilmiş mekânın istilasını sanki yarıdan çok tamamlamışlar. Yerleştirme sadece bitkilerin değil, ürettiği çoğu şey çabucak âtıl olan insan çabasının istilacılığına da göndermede bulunuyor. Büro içi elektronik aletlerin yaygınlaştığı yıllarda özellikle Amerikan dergilerinde boy gösteren doygun renkli, rahat ve kendinden emin reklamlarda (tıpkı tütün, giysi ve diğer ürünlerin reklamları gibi) gördüğümüz bu teknoloji cümbüşü bitkilere yenik düştü düşecek. Sanki makinelerin tek yapabildikleri etraftaki deste deste ‘bilgi veren sayfalar’ı üretip çoğaltmak… Basılı kağıtla bağlantımızı iyice zayıflattığımız düşünülürse bu kağıtlar da hem bilgi verici, hem alaycı, hem entropik hem masalsı.

Fatih Özgüven 
Bienal ve Bienaldışı sergi notları: İki endişeli
29.09.2022 K24