Günümüzde estetik ütopya ile radikal sanat arasında bir kutuplaştırmakarşılaştırma yerine eşit mesafe yaratmak mümkün müdür Sanatın dünyayı değiştirme gücü ya da nesnelerin eşsiz tekilliği iddiasından vazgeçmiş bir tavırdan bahsedebilmek olası mıdır Tarihsel kesinlik yerine kararsız ve geçici bir durum yaratmak, mesafeleri silmek ya da temastan kaçınmak, aynı koordinatlarda aynı anda hem kişisel hem ortak alanlar inşa etmek, hem çok uzak ama bir o kadar da yakın olmak…
Günümüz sanatında toplumsal duyarlılık ve sosyo-eleştirel tavır, bireysel anlatılar ve kişisel deneyimlerle birleşiyor. Bu yönde gelişen görsel dile sahip sanatçılar, insan hakları, savaş, göç, şiddet, cinsiyet ayrımı gibi toplumsal sorunlar ve travmalardan, hafıza, kültür, bilinçaltı, teknoloji, çevre, ekosistem, kentsel dönüşüm gibi konuları, bireysel tavrı ve sanatsal pratiği perspektifinde tartışıyor, sorguluyor, öneriyor, dikkat çekiyor… Bu bağlamda, “UZAKTAN ÇOK YAKIN… Sanatçılardan Sosyo-bireysel Anlatılar” başlıklı sergi de, ekranlardan, monitörlerden, tv’lerden kısaca bizden çok uzakta gibi izlenen ama bir o kadar da yanı başımızda, içimizde olan hayatlarıolaylarıolguları konu edinen yapıtları izleyiciyle paylaşıyor. Sergiyle, yaşamın uzağında olmayan, büyük anlatılardan çok mikro durumlara işaret eden ve toplumsal bağlarını kişisel bir kipte ortaya seren sanatçılar bir araya geliyor.

(…)

Kerem Ozan Bayraktar’ın, çalışmaları kurgusal olanın tarihsel, kültürel ve psikolojik olanla ilişkisi üzerine kuruludur. Bilgisayar görüntüleri, fotoğraflar ve animasyonları bir arada kullanan sanatçının bu sergide yer alan Kamusal bir heykel için açılış töreni isimli animasyonu, mikro-iktidar egoizmine bir eleştiri özelliği taşıyor. Animasyonda bir kamyon-anıtın etrafında dönen diğer kamyonlar görülüyor ve sanatçı yarattığı bu absürt durum ile insanların kendi temsillerine karşı tutumları üzerine bir ironi yaratıyor. Ayrıca, sanatçının Ukiyo-e, 11 araba ve Ukiyo-e 102 konteyner adlı iki ayrı bilgisayar destekli dijital baskısı da bu sergide izleyiciyle paylaşılıyor. Sanatçı, kurgu olan bu çalışmalarında sahneyi donuklaştırarak ve figürler ile izleyici arasında mesafe yaratarak kurgu, gerçeklik, temsil kavramlarını sorunsallaştırıyor.

(…)

Derya Yücel

 

@